2008/03/20

İddialı mıyız?



Bir arkadaşım vardı hani "zoru yaparım, imkansız zaman alır" aforizmasını damarlarına olabildiğince çekenlerden. Şöyle derdi hep "karşımda olabilecek en iyi basketçi olsun yine de kazanacağıma iddaya girer ve oynardım". Boyu uzun olduğu ya da çok iyi basket oynadığı için bunu söylemiyordu. Hayatta ne olursa olsun hep kazanacağına güvendiğinden böyle söylüyordu. Kendine göre çok haklıydı ve her alanda iddialı olmak ona çok şey kazandıracaktı. Çünkü o bir işletme mezunuydu. Çünkü başarıya giden yol iddialı olmaktı.
İnsan iddialı olduğu şeylerde başarısız olduğunda en iyi ihtimale biraz üzülüyor, genelde ise gurur yapıyor ya da kaybetmeyi kabullenemiyor.

Bu bir "mutluluk riski" gibi kazanırsan mutlu kaybedersen mutsuz oluyorsun.
Peki mesele riske girebilmek mi, yoksa riskin kayıplarına hazırlıklı olmamak mı?
Her davranışımız bir "ön seçimin" ürünü. Bir işi yapmak ya da yapmamak, bir durumu değiştirmek ya da değiştirmemek hep bir seçim gerektiriyor. Seçimler aslında bizim gizli iddialarımız. Sonuçlarına ne kadar hazırız?

2008/02/04

anlamıYorum

Duraklarda bekleyen insanlar otobüs geldiğinde sigaralarını bir nefeste bitirmeye çalışarak ondan mutsuz bir şekilde ayrılırlar. Düşünüyorum da sevgililerinden ayrıldıklarında da onları tek nefeste öpmeye çalışırlar mı?

2007/02/02

Alvin Toffler



1970'te future shock, 1980'de the third wave ve 1990'da poweshift kitaplarını yazarak meşhur üçlemesini tamamlamış gelecekbilimci.

en etkileyicisi olan the third wave'de, toplumun üç değişim dalgasından geçtiğini söyler. birinci dalga avcı-toplayıcı gruplardan tarım toplumuna geçişi sağlayan tarım devrimidir. ikinci dalga (demir çağından çelik çağına geçiş olarak da isimlendirilir) sanayi toplumuna geçiştir. bu dönemin özelliği, hepsinin de içinde kitle geçen bir dolu terimdir. kitlesel üretim, kitlesel dağıtım, kitlesel tüketim, kitlesel eğitim, kitle iletişim araçları, kitle imha silahları... dönemin favori yapılanması bürokrasi anahtar sözcüğü standardizasyondur. üçüncü ve halen süregiden dalga ise sanayi sonrası toplumunu (post industrial society) ortaya çıkaracaktır. bu süreçte ulus devlet çözülecek, sipariş ekonomisi (kişiye/ihtiyaca özel üretim) yükselecek ve daha neler neler.
Kaynak

2006/11/10

Bugün photoSIG de gördüğüm çok güzel bir fotoğraf başlığı:
"You Can Start, But You Cannot Stop"

2006/03/28

Kaytarma (procrastination)

Mükemmeli yaratmak isteyenlerin içine duştüğü durum. Yapılacak işe başlamadan önce o işin mükemmel olması için nasıl olması gerektiği tasarlanır. Dolayısıyla işe başlanamaz. İşe başlanmadıkça iş insanın gözünde daha da mukemmelleşir. mükemmelleştikçe daha da ulaşılamaz olur. Ulaşılamaz oldukça, işe başlayacak şahıs bunalıma girer ve ertelemeye başlar. Dolayısıyla yapılacak iş son anda yetiştirilir ve de mükemmel olmaktan cok uzaktır.

Kaynak